The (?)
Merve Kaptan / 5 - 25 Mayıs 2012

Yazı ve ses yerleştirmesi olan The (?); mutluluk, iyilik ve demokrasi ile alakalı problemleri anlatmaya çalışıyor. İki kadın yerler ve insanlar hakkında durmadan, üstüste, bitmeyen monologlar halinde konuşuyorlar.

Kadınlardan biri M.O.D.A denen ve eskiden kendisine evi hatırlatan bir yerden bahsediyor. Diğer kadın; kızgın kızgın siyah kumaşları yırtan kadınlar hakkında konuşuyor. Her iki kadın da ineklerden bahsediyor.

Bu çalışma Londralı dial zero ekibinin Istanbul sergisi için üretildi.

Demokrasinin ağırlığına karşı mutluluk gösterileri ve            nezaket

Ah konuşmalıyım, evet konuşmalıyım. Belki bütü~bir yıl boyunca konuşmalıyım, ta ki herkes sıkılana ve yorulana ve sıkılana ve yorulana be acıkana ve sıkılana ve yorulana kadar. Yakınıma nezaketimin bir sınırı var dedim ama onun tek umursadığı bana onu yıkarken aval aval bakmak oldu. Ah, nasıl yapmalıyım, nasıl yapmalıyım, nasıl yapmalıyım…. bana neyin verildiğini nasıl hatırlamalıyım ve ne yapmalıyım onu geri verdiğimde, Bahçelerde oturup birkaç ineğin avucumdan saman yemesini izliyorum, sonra ah! diyorum; bunu gidip birine anlatmalıyım, bunun hakkında konuşmalıyım. Koşup mutluluğumu paylaşacak yakınımı buluyorum ama mutluluğum m-o-d-a denen bir yerin sokaklarında. O'ların içi epey rahatsızlık verici. Arakadaşım nereye gitti? Ah sen! Ben bir kelime söylemeden bile çok fazla içiyorsun. Bunu neden yapıyorsun bana? Bana küçük bir mutluluk verip ve…herneyse. Minik bir kedinin arkasından anlatılan bir hikaye. Herşey fazla kaotik gibi, m ve o ve d ve a sanki başka bir yer gibi. Ah konuşmalıyım, evet konuşmalıyım ve hala konuşmalıyım ta ki ta ki ta ki… ta ki demokrasi güzelce iteleyene kadar.

Nezaketin ağırlığına karşı demokrasi gösterileri ve            mutluluk

Bu kadınlar ne yapıyorlar? Yürüyorlar, konuşuyorlar, siyah bir kumaşı yırtıyorlar. Çok mutlular, hiç mutlu olmadıkları kadar, çok mutlular. Hikaye bu ve demokrasi bu güzel manzaradan daha başarılı olmamıştı. Uzun uzun düşünüyorum, iyi olabilmenin binbir yolunu bulmaya çalışıyorum ama sanırım süresi doldu. Martılar bir ineğin burun deliklerine girdiler. Mahçup oluyorum nasıl böyle saçma bir kazaya izin verdim diye. Ama ineklerin boyunlarına asılan ziller bu odaya girip çıkan adamı sinirlendiriyor. Onu mutlulukla kabul edebilirsiniz. İnek1: küçük, ince hayvan. Yuvarlak derin siyah gözelriyle, yuvarlak beyaz bir suratı var. Inek 2: küçük, ince hayvan. Mavi gözlü. Yuvarlak açık turuncu suratı var. Inek 3: büyük, ince hayvan, dişi, tüm küçük ve ince hayvanların annesi. Inek 4: büyük ince hayvan, erkek, baba olması lazım… Siyah kumaşlı kadınlar geldiler. Ah! Siyah kumaşlı kadınlar geldiler.

Merve Kaptan (1984, Istanbul) Lisans ve yüksek lisansını Londra Goldsmiths College BA Fine Art and Contemporary Critical Studies, ve MA Fine Art Londra Central Saint Martin's bölümleri ve okullarında tamamladı. folio dergisinin editörü ve torna'nın kurusudur.
www.mervekaptan.co.uk